Şirketlere Bazı Kanunlarla Getirilen Giderek Artan Yükümlülükler
(Sirküler : 2012 / 7)
I- İŞÇİ SAYISINA BAĞLI İŞ KANUNU'NDAN DOĞAN YÜKÜMLÜLÜKLER
A- 50 VE ÜZERİNDE İŞÇİ ÇALIŞTIRAN İŞVERENLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ:
1- Özürlü ve Eski Hükümlü İşçi İstihdam Yükümlülüğü
4857 sayılı İş Kanunu'nun (15.05.2008 tarih ve 5763 sayılı Kanunla değişik) 30. maddesi gereğince, 50 ve üzeri işçi çalıştırılan işyerlerinde, işyeri özel sektör işyeri ise: %3 oranında engelli (özürlü) işçinin, Kamu sektörü işyerinde ise, % 2 eski hükümlü işçi ile % 4 özürlü işçi çalıştırılması gerekmektedir. İşçi sayısının tespitinde aynı işverenliğin aynı il sınırları içerisindeki işyerlerinde çalıştırılan işçi sayısı esas alınmaktadır.
2- İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Uzmanı Çalıştırma Yükümlülüğü
4857 sayılı İş Kanunu ile 50 ve üzerinde işçi çalıştıran işverenlerin işyeri hekimi çalıştırma zorunluluğu varken 6331 sayılı Kanun'la iş güvenliğinde yeni bir dönem başladı.
. Kamu kurumları ile 50'den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren iki yıl sonra (30.06.2014),
. 50'den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra (30.06.2013),
. 6331 sayılı Kanun'un 6, 7 ve 8'inci maddeleri ile diğer maddeleri yukarıda belirtilen işyerleri dışındaki işyerleri için (50'den fazla çalışanı olan az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri) yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra 30.12.2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. İşyerlerinde bu kapsama girdikleri tarihte iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi, yardımcı sağlık personeli istihdamı gerekiyor.
|
50 ve DAHA FAZLA İŞÇİ ÇALIŞTIRAN İŞYERLERİNDE ZORUNLU İŞÇİ ÇALIŞTIRMA ORANI
(1.1.2009 tarihinden itibaren – 4857 s.K. / Md. 30, 81, 82)
|
|
|
Oranlar
|
Çalıştırmamanın Cezası
|
|
Özel Sektör
|
Kamu Sektörü
|
|
Özürlü
|
% 3
|
% 4
|
Çalıştırılmayan her özürlü ve eski hükümlü başına ve çalıştırılmayan her ay için 1.700 TL para cezası (4857 s.K./Ek Md.101)
|
|
Eski Hükümlü
|
--
|
% 2
|
|
Terör Mağduru
|
--
|
Kadronun % 1’i oranında
|
Çalıştırılmayan kişi başına ve çalıştırılmayan her ay için asgari ücretin 10 katı para cezası (3713 s.K./Ek Md.1)
|
|
İşyeri Hekimi
|
En az 1 kişi
|
--
|
1.250 TL para cezası (4857 s.K./Md.105
|
|
İş Güvenliği Uzmanı
|
En az 1 kişi
|
--
|
1.250 TL para cezası (4857 s.K./Md.105
|
3- İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu Oluşturma Yükümlülüğü
4857 sayılı Kanun'un 80. maddesine göre sanayiden sayılan, devamlı olarak en az 50 işçi çalıştıran ve 6 aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde, işverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu kurmakla yükümlüdür.
4- İşletme Belgesi Alma Yükümlüğü
4857 sayılı Kanun'un 78. maddesine dayanılarak çıkarılmış olan İşletme Belgesi Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesine göre, Sanayi, Ticaret, Tarım ve Orman İşlerinden Sayılan İşlere İlişkin Yönetmelik(5) ekinde yer alan sanayiden sayılan işlerin yapıldığı, 50 veya daha fazla işçi istihdam edilen işyerleri için ilgili bölge müdürlüğünden işletme belgesi alma yükümlüğü bulunmaktadır.
B- 10 VE ÜZERİNDE İŞÇİ ÇALIŞTIRAN İŞVEREN YÜKÜMLÜĞÜ
4857 sayılı Kanun'un 5764 sayılı Kanunla değişik 32. maddesiyle, 01.01.2009 tarihinden itibaren ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü istihkakın banka kanalıyla ödenme yükümlüğü getirilmiştir. Anılan maddeye dayanılarak çıkarılmış olan Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her türlü İstihkakın Bankalar Aracılıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik'in 10. maddesine göre, 10 ve üzerinde işçi çalıştırılan işyerlerinde çalışan işçilerin ücret ve ücret niteliğindeki her türlü istihkaklarının banka kanalıyla ödenmesi yükümlüğü getirilmiştir.
C- 20 VE ÜZERİNDE İŞÇİ ÇALIŞTIRAN İŞVEREN YÜKÜMLÜĞÜ
1- Toplu İşçi Çıkışını Bir Ay Önceden Bildirme Yükümlüğü
4857 sayılı Kanun'un 29. maddesine göre, işyerinde çalıştırılan işçi sayısı 20 ile 100 işçi arasında ise, 10 işçinin, İşçi sayısı 101-300 arasında ise, en az %10 oranında işçinin, İşçi sayısı 301den fazla ise en az 30 işçinin iş sözleşmesi 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesine göre bir aylık sürede, topluca veya farklı tarihlerde işverence fesih edilmesi halinde, fesih tarihinden 30 gün öncesinden yazı ile İş Kur Müdürlüğü'ne ve İlgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü'ne bildirilme yükümlüğü bulunmaktadır.
D- 30 VE ÜZERİ İŞÇİ ÇALIŞAN İŞYERİ İŞVEREN YÜKÜMLÜĞÜ
1- İş Güvencesi Hükümlerinden Yararlanma
İşyerinde çalıştırılan işçi sayısı 30 ve üzerinde ve bu işyerlerinde çalışan işçilerin kıdemleri 6 aydan fazla ise, 4857 sayılı Kanun'un 18-21. maddelerinde yer alan iş güvencesi hükümlerinden yararlanmaları mümkündür. İş güvencesinden yararlanmak için gerekli olan 30 işçinin hesabında aynı işverenin sahibi olduğu aynı işkolundaki tüm işyerlerindeki işçi sayılarının dikkate alınması, işçilerinin 6 aylık kıdeminin hesabında da aynı işverenin tüm işyerlerinde geçen sürelerinin dikkate alınması gerekmektedir.
İş güvencesi hükümlerinden yararlanan işçilerin, iş sözleşmesini işveren geçerli bir neden olmaksızın fesih edememektedir. Geçerli nedenlere dayanmaksızın işçilerin iş sözleşmelerinin işveren tarafından fesih edilmesi halinde, işçilerin bir ay içinde iş mahkemesinde işe iade davası açma hakları bulunmaktadır. Açılan dava sonucunda, işçinin iş sözleşmesinin geçerli bir nedene dayanmaksızın fesih edildiğine karar verildiği taktirde, İş mahkemesi, 4 aya kadar boşta geçen sürelerin ücretinin ödenmesine ve ayrıca işçinin 10 gün içerisinde işbaşı yapma talebine rağmen, tekrar işyerine alınmaması halinde 4-8 aylık işe almama tazminatının ödenmesini karara bağlamaktadır.
E- 100 VE ÜZERİNDE İŞÇİ ÇALIŞTIRAN İŞVEREN YÜKÜMLÜĞÜ
1- İzin Kurulu Oluşturma Yükümlüğü
4857 sayılı Kanun'un 53.maddesine dayanılarak çıkarılmış olan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği'nin(3), 15. maddesine göre; İşçi sayısı yüzden fazla olan işyerlerinde işveren veya işveren vekilini temsilen bir, işçileri temsilen iki kişi olmak üzere toplam üç kişiden oluşan izin kurulu kurulunun oluşturulması ve İzin kurulunun her yıl izin çizelgesi düzenleyerek, onaya müteakiben işçilerin yıllık ücretli izinlerinin kullandırılması gerekmektedir.
2- İzin Avansı Ödeme Yükümlüğü
4857 sayılı Kanun'a göre işveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Ne var ki; artık herkes harcamalarını kredi kartıyla yaptığından dolayı uygulamada bu hükmün önemi kalmamıştır.
F- 150 VE ÜZERİNDE İŞÇİ ÇALIŞTIRAN İŞVEREN YÜKÜMLÜĞÜ
1- Kantin Açılması
4857 sayılı Kanun'un 115. maddesinde; "İşyerlerinde 150 ve daha fazla işçi çalıştırılması halinde, işçilerin ve ailelerinin gerekli ihtiyaçlarının karışlanması amacıyla işçiler tarafından kurulacak tüketim kooperatiflerine işverenlerce yer tahsisi yapılabilir." düzenlemesi yer almışsa da, bu düzenleme cezai bir müeyyideye bağlanmadığından yükümlülük taşımamaktadır.
2- Emzirme Odası ve Yurt Açma Yükümlülüğü
4857 sayılı Kanun'un 88. maddesine göre çıkarılmış olan Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliği'nin 2. maddesine göre, yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, bir yaşından küçük çocukların bırakılması ve bakılması ve emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta bir emzirme odasının kurulması zorunludur.
Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150'den çok kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması ve bakılması, emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın bir yurdun kurulması zorunludur. Yurt açma yükümlülüğünde olan işverenler yurt içinde anaokulu da açmak zorundadırlar. Yurt, işyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür.
II- ESAS SERMAYE MİKTARINA BAĞLI AVUKATLIK KANUNU’NDAN DOĞAN YÜKÜMLÜLÜKLER:
1- Avukat istihdamı
Avukatlık Kanunu'nun 35'inci maddesine göre Türk Ticaret Kanunu'nda ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgari ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idari para cezası verilmektedir.
III- BORÇLAR KANUNU’NDAN DOĞAN ÇALIŞANIN VEFATI HALİNDE İŞVERENE GETİRİLEN YÜKÜMLÜLÜK:
01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Yeni Borçlar Kanunu ile birlikte işverene getirilen yükümlülüklere düzenlemeler getirilmiş olmakla birlikte aynı zamanda ilave sorumluluklar da getirilmiştir. İşçi-işveren sorumlulukları gözden geçirilmiştir. İşverenin yükümlülüklerinin artmasından dolayı ek maliyetler de yüklenmiştir. İş sağlığı ve güvenliği yasası ile getirilen yükümlülükler, Borçlar Kanunu – Türk Ticaret Kanunu ndaki gelişmeler işverenin kanuni sorumluluk maliyetlerini arttıracaktır. Mesela;
6098 sayılı Yeni Borçlar Kanunu’ nun İşçinin Ölümü başlıklı 440. maddesinde şöyle ifade edilmektedir: “Sözleşme, işçinin ölümüyle kendiliğinden sona erer. İşveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak bir aylık; hizmet ilişkisi beş yıldan uzun bir süre devam etmişse, iki aylık ücret tutarında bir ödeme yapmakla yükümlüdür.”
Diğer bir ifadeyle; Borçlar Kanunu’ndaki bu düzenlemeyle işçinin ölümü halinde işverene; işçinin yakınlarına (eşine ve reşit olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kimselere) kıdemine göre 1 yada 2 aylık maaş verme yükümlülüğü getirildi. İşçinin ölümü halinde ortaya çıkan söz konusu ödeme yükümlülüğünün , 4857 sayılı İş Kanunu ndaki diğer haklarla ilişkilendirilmeden yerine getirilmesi gerekiyor. Zaten bu düzenleme 4857 sayılı İş kanununda yer almamaktadır.
IV- SOSYAL SİGORTALAR ve GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU’NDAN DOĞAN İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI BİLDİRİMLERİ:
5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 35 ve 36 ncı maddeleri uyarınca;
• 4/a kapsamında (işçi olarak) çalışan sigortalıların iş kazası geçirmeleri hâlinde kaza olayının işverenleri tarafından kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhâl, Sosyal Güvenlik Kurumuna ise en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde,
• Meslek hastalığının ise sigortalının hastalığa tutulduğunun öğrenilmesinden itibaren üç iş günü içinde,
Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği Ek-7’de yer alan iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile e-sigorta yoluyla Kuruma bildirilmesi veya doğrudan ya da posta yoluyla ilgili üniteye gönderilmesi gerekmektedir.
V- 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU’NUN İŞVEREN VE ÇALIŞANLARA GETİRDİĞİ YÜKÜMLÜLÜKLER, DEĞİŞİKLİKLER VE YAPTIRIMLAR:
1)Kapsam genişletilmiştir,yani işçi statüsünde çalıştırılanlar dışında kamu görevlilerini ve işçi çalıştıran bağımsız çalışanlarda kapsama alınmıştır.
2) Yeni Kanunla maden,metal ve yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı veya büyük endüstri kazaların olabileceği işyerlerinde işe başlamadan önce risk değerlendirmesi yapılmamış olması durumunda işin durdurulması 25. madde ile yasalaşmıştır. Buna bağlı olarak da İSG risk değerlendirmesi yönetmeliği taslağı da çıkmış durumdadır.İşin niteliğine ve yapılan işin kapsamına göre yapılacak risk değerlendirme metotlarına dikkat etmek gerekmektedir.
3) İş Sağlığı ve Güvenliği tedbirlerinin alınmadığı işyerlerinde işyeri kapatmaları yapılmakta iken yeni düzenleme ile işyerinde çalışanlar için hayati tehlike oluşturan bir husus tespit edildiğinde; bu tehlike giderilinceye kadar, işyerinin bir bölümünde veya tamamında iş durdurulabilecektir.
4) İşverenlerin mevzuatta yazılı İş Sağlığı ve Güvenliği tedbirlerini yerine getirmemesi durumunda uygulanan idari para cezaları yeni Kanunda çok daha fazla ağırlaştırılmıştır.
-Mesleki risklerin önlenmemesi,eğitim verilmemesi,İSG tedbirlerinin izlenmemesi için her bir yükümlülük dahilinde ayrı ayrı 2000 TL idari para cezası,
-İSG uzmanının ve işyeri hekiminin bulundurulmaması durumunda her bir kişi için 5000TL ve devam ettiği her ay için aynı miktar idari para cezası,
-Risk değerlendirmesi yapmayan iş yerlerine 3000 TL ,aykırılığın devam ettiği her ay için 4500 TL idari para cezası,
-Risklerin belirlenmesine yönelik gerekli ölçümlerin yapılmaması durumunda 1500 TL idari para cezası verilir.
Bunların dışında Acil Durum Planlarının hazırlanmamasında,iş kazalarının kayıtlarının tutulmamasında ve ilgili raporların düzenlenmemesinde,işyerinde kazaların yol açabileceği potansiyel olayların incelenmemesi durumunda,her bir çalışana İSG eğitimi verilmemesi durumunda,kurul yükümlülüklerine aykırı durumlarda ciddi ve işyerini zor durumda bırakacak idari para cezaları getirilmiştir.
5) Bütün çalışanlar, sayı sınırlaması ve işyeri türüne bakılmaksızın İş Sağlığı ve Güvenliği hizmetlerinden yararlanacaktır. Bir çalışan istihdam edilen işyerleri ile büyük ölçekli işletmeler arasında İş Sağlığı ve Güvenliği yaklaşımı açısından bir fark kalmamıştır. Ayrıca işyeri hemşiresi istihdamı da zorunlu hale getirilmiştir.
6) Çok tehlikeli işlerin yapıldığı ve 1-9 çalışanı olan işverenlerin işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlığı hizmetlerinin bedelini Sosyal Güvenlik Kurumu karşılayacak ve böylece küçük ölçekli işletmeler devlet tarafından desteklenmiş olacaktır.
7) Çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali tespit edilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının yetki belgesinin askıya alınması öngörülmüştür.
8) Yeni düzenleme ile büyük endüstriyel kazaların önlenmesi için güvenlik raporu şartı getirilmekte aksi takdirde 50.000 TL idari para cezası öngörülmektedir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'ndaki temel yaklaşım da esasen, "iş riski ve alınacak önlemler" bağlamında düzenleniyor. Çıkacak olan yönetmeliklerle desteklenecek olan bu kanunla beraber tüm işletmelerde işin ciddiyeti daha belirgin bir hale gelmiş olacaktır.