21.09.2010
S İ R K Ü L E R
(2010 / 4)
Bilindiği üzere, 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete’de 23.07.2010 tarihinde kabul edilen 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanmıştır. Söz konusu kanun ve ilgili tebliğler ile yapılan değişiklik ve uygulamalar özetle aşağıda belirtilmiştir.
1) 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler:
a) Gelir Vergisi Tarifesi:
Bilindiği üzere, 273 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenen 2010 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde kullanılan Gelir Vergisi Kanunu (G.V.K.)’nun 103 üncü maddesinde yer alan tarifenin son dilimi olan % 35’lik oran ücret gelirleri yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından 15.10.2009 tarihinde iptal edilmiştir. Söz konusu Anayasa Mahkemesi Kararı’da 08.01.2010 tarih ve 27456 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü kararın resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak 6 (altı) ay sonra 09.07.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yürürlük tarihi, 01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (b) bendi gereğince 01.01.2010 tarihi olarak düzenlenmiştir.
Söz konusu durum, 6009 sayılı kanunun 3 üncü maddesinde yer aldığı üzere gelir vergisi tarifesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
| Gelir Aralığı |
Oran |
| 8.800,00 TL’ye Kadar |
% 15 |
| 22.000,00 TL’nin 8.800,00 TL’si için 1.320,00 TL, fazlası |
% 20 |
50.000,00 TL’nin 22.000,00 TL’si için 3.960,00 TL, fazlası
(Ücret gelirlerinde 76.200,00 TL’nin 22.000,00 TL’si için 3.960,00 TL), fazlası |
% 27 |
50.000,00 TL’den fazlasının 50.000,00 TL’si için 11.520,00 TL, fazlası
(Ücret gelirlerinde 76.200,00 TL’den fazlasının 76.200,00TL’si için 18.594,00 TL), fazlası |
% 35 |
oranında vergilendirilir.
6009 sayılı kanunun 6 ıncı maddesi ile 193 sayılı G.V.K.’na eklenen Geçici 78 inci madde ile 04.08.2010 tarih 27662 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 274 seri no’lu gelir vergisi genel tebliğinde belirtildiği üzere yeni tarife 01.01.2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.
Öte yandan, "2010 takvim yılına ilişkin olarak yapılmış ücret ödemeleri için bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar yapılmış olan gelir vergisi tevkifat tutarlarının, 103 üncü maddede bu Kanunla yapılan değişiklik hükmü uyarınca hesaplanan vergiden;
-Fazla olması halinde, fark vergi tutarı terkin edilir, tahsil edilmişse mükelleflerin sonraki dönemlerde ödeyecekleri gelir vergisinden mahsup edilir, mahsup imkânının olmaması halinde ise red ve iade olunur.
-Eksik olması halinde ise bu fark, vergi sorumluları tarafından bu Kanunun yayımlanmasından sonra yapılacak ilk ücret ödemesinden kesilerek bu ödemenin ait olduğu döneme ilişkin muhtasar beyannamenin verilme ve ödeme süresi içinde topluca (muhtasar beyanname verme yükümlülüğü olmayanlar hariç) verilecek ayrı bir beyanname ile beyan edilir ve ödenir. Bu beyanname için ayrıca damga vergisi hesaplanmaz. Anılan sürede düzeltilen söz konusu fark için gecikme faizi ve vergi cezası aranmaz; eksik tahakkuk etmiş olan verginin bu süre içinde tamamlanmaması halinde bu tarihte vergi ziyaı doğmuş olacağı hükme bağlanmıştır.
Yapılmış olan gelir vergisi tevkifat tutarının yeni hükme göre hesaplanan vergiden fazla olması halinde yapılacak mahsup işlemi, eksik olması halinde yapılacak işlem ile emeklilik, işten ayrılma, işyerinin kapanması, ölüm vb. durumlarda fazla kesilen vergi tutarının hak sahiplerine iadesinin nasıl yapılacağı ayrıntılı bir şekilde 274 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin ilgili bölümlerinde belirtilmiştir.
b) Menkul Kıymet Getiri, İtfa ve Alım-Satım Kazançlarında Gelir Vergisi Stopaj Oranı:
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesine 5527 sayılı Kanun’la eklenen, dar mükellef gerçek kişi ve kurumlar için bazı gelirlerde stopaj oranının % 0 olarak uygulanmasını öngören hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından 15.10.2009 tarihinde iptal edilmiştir. Söz konusu Anayasa Mahkemesi Kararı’da 08.01.2010 tarih ve 27456 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü kararın resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak 9 (dokuz) ay sonra yürürlüğe girilecektir. Söz konusu yürürlük tarihi, 01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (c) bendi gereğince 01.10.2010 tarihi olarak düzenlenmiştir.
6009 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri dikkate alınarak, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının alım/satım ve itfa kazançlarında yerli-yabancı yatırımcı ayrımına dayalı stopaj uygulamasına son verilmiş ve sermeye şirketleri (yatırım fon ve ortaklıkları ile münhasıran menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri ile değer artışı kazançları elde etmek ve bunlara bağlı hakları kullanmak amacıyla faaliyette bulunan dar mükelleflerden Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıkları ile benzer nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenenler dâhil) için % 0 oranında stopaj yapılması öngörülmüştür.
Değişikliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki menkul kıymet getiri, itfa ve alım satım kazançları üzerinden;
- Sermaye şirketlerine ödenenler (Türk sermaye şirketlerine benzer nitelikteki yabancı kurumlar dahil) için % 0,
- Yatırım fon ve ortaklıklarına ve Kanun’da tanımlanmış olan dar mükellef benzeri fon ve ortaklıklara ödenenler için % 0,
oranında stopaj yapılacaktır.
c) Yatırım İndirimi:
Bilindiği üzere, Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri; 31.12.2005 tarihi itibarıyla mevcut olup, 2005 yılı kazançlarından indiremedikleri yatırım indirimi istisnası tutarlarına ilişkin Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 69 uncu maddesinde yer alan ve işletmelerin yatırım indirimi haklarının 2006, 2007 ve 2008 yılları ile sınırlayan düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin 08.01.2010 tarih ve 27456 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararıyla iptal edilmiştir. İptal hükmü kararın resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak 6 (altı) ay sonra 09.07.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu durum, 01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ç) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 5 inci maddesinde yer alan düzenlemeyle Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonucu yatırım indirimi istisnasından yararlanılmasındaki yıl sınırlaması kaldırılmış ancak söz konusu G.V.K. Geçici 69 uncu maddesine
“Şu kadar ki, vergi matrahlarının tespitinde yatırım indirimi istisnası olarak indirim konusu yapılacak tutar, ilgili kazancın % 25'ini aşamaz. Kalan kazanç üzerinden yürürlükteki vergi oranına göre vergi hesaplanır” cümleleri eklenerek ilgili yılda kullanılabilecek yatırım indirimi istisnası ilgili yıl kazancının % 25’i ile sınırlandırılmış olup kalan tutarın yürürlükteki vergi oranına –Kurumlar Vergisi mükellefleri için % 20– göre vergilendirileceği düzenlenmiştir. İlgili dönemde yatırım indirimi istisnası uygulanacak kazanç tutarı; zarar mahsubu dahil giderler ile tüm indirim ve istisnalar düşüldükten sonraki kazanç tutarıdır.
Yatırım İndirimi İstisnası’nın 2010 ve müteakip yıllarda nasıl uygulanacağı ayrıntılı bir şekilde “276 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği Taslağı”nın ilgili bölümlerinde açıklanmıştır.
Söz konusu tebliğ taslağına göre, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri;
1-31.12.2005 tarihi itibariyle mevcut olup, kazancın yetersiz olması nedeniyle indiremedikleri devreden yatırım indirimi istisnası tutarlarını,
2-a)24.04.2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında, Gelir Vergisi Kanununun 4842 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki ek 1-6 ncı maddeleri çerçevesinde başlanılmış yatırımları için, belge kapsamında 01.01.2006 tarihinden sonra yapmış oldukları yatırım harcamaları dolayısıyla 31.12.2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hesaplayacakları yatırım indirimi istisnası tutarlarından, 31.12.2008 tarihi itibarıyla mevcut olup kazancın yetersizliği nedeniyle indiremedikleri yatırım indirimi istisnası tutarlarını,
b)Bu yatırımlar kapsamında olup halen devam eden yatırım harcamaları dolayısıyla 31.12.2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hesaplayacakları yatırım indirimi istisnası tutarlarını,
3-a)Gelir Vergisi Kanununun mülga 19 uncu maddesi kapsamında 01.01.2006 tarihinden önce yatırıma başladığını belgeleyen gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, komple ya da entegre tesisler gibi tamamlanması belli bir süreci gerektiren yatırımlar ile ilgili ve bu yatırımlarla iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edip bu tarihten sonra yaptıkları yatırım harcamaları için, 31/12/2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde hesapladıkları yatırım indirimi istisnası tutarlarından 31.12.2008 tarihi itibarıyla mevcut olup kazancın yetersizliği nedeniyle indiremedikleri yatırım indirimi istisnası tutarlarını,
b) Bu yatırımlar kapsamında olup bu yatırımlarla iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edip halen devam eden yatırım harcamaları dolayısıyla 31.12.2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hesaplayacakları yatırım indirimi istisnası tutarlarını,
4-01.01.2006–08.04.2006 tarihleri arasında Gelir Vergisi Kanununun mülga 19 uncu maddesi kapsamında yeni başlayan ve bu tarihler arasında yapılan yatırımlar nedeniyle hesaplanan yatırım indirimi tutarlarını,
Endekslenmiş değerleri ile birlikte ilgili geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere, 2010 yılı ve müteakip yıllar kazançlarından kazancın % 25’i ile sınırlı olmak üzere ve indirimden sonra kalan kazançlara yürürlükteki vergi oranları uygulanmak suretiyle indirim konusu yapabilirler.
Diğer taraftan, 24.04.2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında yapılan yatırımlar için yatırım indirimi istisnasından yararlanılması halinde, Gelir Vergisi Kanununun geçici 61 nci maddesi uyarınca yatırım indiriminden yararlanan kazançlar üzerinden dağıtılsın, dağıtılmasın %19,8 oranında vergi kesintisi yapılacağı tabiidir.
2)213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler:
a) Elektronik Ortamda Tebliğ:
01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 7 inci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 107 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 107/A maddesi eklenmiştir.
"Elektronik ortamda tebliğ
MADDE 107/A- Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir.
Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir."
Söz konusu düzenleme ile elektronik ortamda tebliğ yapılabilmesine olanak sağlanmıştır.
b) Zamanaşımı Süreleri İle İlgili Düzenleme:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası Anayasa Mahkemesi tarafından 15.10.2009 tarihinde iptal edilmiştir. Söz konusu Anayasa Mahkemesi Kararı’da 08.01.2010 tarih ve 27456 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü kararın resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak 6 (altı) ay sonra 09.07.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu durum, 01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (d) bendi gereğince 01.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 8 inci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz."
Ayrıca, 6009 sayılı kanunun 16 ncı maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 28- 1/1/2005 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edilmiş olup, komisyonca takdir edilen matrah üzerinden 31/12/2012 tarihine kadar tarh ve tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar. Bu hüküm, 374 üncü maddede yer alan ceza kesmede zamanaşımı açısından da uygulanır."
Söz konusu düzenlemenin nasıl uygulanacağı örnekler de verilmek suretiyle ayrıntılı bir şekilde “400 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Taslağı”nın 1 inci bölümünde açıklanmıştır.
c) Vergi İncelemelerinde Uyulacak Esaslar:
01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (e) bendi gereğince 01.01.2011 tarihinde yürürlüğe girecek olan ve aynı kanunun 9 uncu maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 140 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinden sonra gelmek üzere (2) numaralı bent eklenmiş, mevcut (2) ve (3) numaralı bentler (3) ve (4) numaralı bentler olarak teselsül ettirilmiş, aynı fıkraya (5) ve (6) numaralı bentler ile maddenin sonuna fıkralar eklenmiştir. Eklenen bent ve fıkralarda kısaca aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.
(2) numaralı bent ile, vergi incelemesi yapanlar vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir tutanağa bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi incelemesi yapılana verirler. Ayrıca, tutanağın bir örneğini bağlı olduğu birime, diğer örneğini de ilgili vergi dairesine gönderirler.
(5) numaralı bent ile, vergi incelemesi yapanlar vergi kanunlarıyla ilgili kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ ve sirkülere aykırı vergi inceleme raporu düzenleyemezler. Ancak, bu düzenlemelerin vergi kanunlarına aykırı olduğu kanaatine varırlarsa bu hususu bağlı oldukları birimler aracılığıyla Gelir İdaresi Başkanlığına düzenleyecekleri bir rapor ile bildirirler.
(6) numaralı bent ile, vergi incelemesi yapanlar incelemeye başlanıldığı tarihten itibaren, tam inceleme yapılması halinde en fazla bir yıl, sınırlı inceleme yapılması halinde ise en fazla altı ay içinde incelemeleri bitirmeleri esastır. Bu süreler içinde incelemenin bitirilememesi halinde ek süre talep edilebilir. Bu talep vergi incelemesine yetkili olanların bağlı olduğu birim tarafından değerlendirilir ve altı ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.
Eklenen bent ile, maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları, işleme konulmak üzere ilgili vergi dairesine tevdi edilmeden önce, vergi incelemesine yetkili olanların bağlı olduğu birimler nezdinde meslekte on yılını tamamlamış en az üç kişiden oluşturulacak rapor değerlendirme komisyonları tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir.
d) Yeminli Mali Müşavir Tasdik İşlemleri İle İlgili Düzenleme:
01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 10 uncu maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki (3) numaralı bent eklenmiştir.
"3. Vergi kanunları kapsamındaki yeminli mali müşavirlik tasdik işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirmeye ve tasdike konu işlemleri mükellef grupları, faaliyet ve tasdik konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye ve uygulatmaya,"
Söz konusu düzenleme ile Yeminli Mali Müşavirlik tasdik işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirilmesi ve tasdike konu işlemlerin mükellef grupları faaliyet ve tasdik konuları itibariyle ayrı ayrı belirlenmesi konusunda Maliye Bakanlığı’na yetki verilmiştir.
e) Belge Basımı İle İlgili Özel Usûlsüzlük Cezasına İlişkin Düzenleme:
01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 11 inci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353 üncü maddesinin (8) numaralı bendin sonuna
"Ancak, bu fıkra uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı içinde 114.000 TL'yi aşamaz." cümlesi eklenmiştir. Söz konusu düzenleme ile belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine bir takvim yılında kesilebilecek özel usulsüzlük cezası tutarı için üst sınır getirilmiştir.
Söz konusu düzenlemenin nasıl uygulanacağı ayrıntılı bir şekilde “400 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Taslağı”nın 2 nci bölümünde açıklanmıştır.
f) Elektronik Ortamda Verilmesi Gereken Beyanname, Bildirim ve Formlara İlişkin
Özel Usûlsüzlük Cezaları İle İlgili Düzenleme:
01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 12 nci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355 inci maddesinin dördüncü fıkrasının sonuna
"Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 770.000 TL'yi geçemez." cümlesi eklenmiş ve beşinci fıkrasında yer alan "15 gün" ibareleri "30 gün", "1/4" ibaresi "1/10", "1/2" ibaresi "1/5", altıncı fıkrasında yer alan "1/2" ibaresi "1/5" şeklinde değiştirilmiştir. Söz konusu düzenleme ile elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde ve elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formlara ilişkin kesilmesi gereken özel usûlsüzlük cezaları uygulama süreleri ve tutarları değiştirilerek yumuşatılmıştır.
Söz konusu düzenlemenin nasıl uygulanacağı ayrıntılı bir şekilde “400 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Taslağı”nın 3 üncü bölümünde açıklanmıştır.
Buna göre;
-Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen beyannamelerin kanunî süresinden sonra verilmesi nedeniyle kesilecek olan ve mükellefiyet durumuna göre Vergi Usul Kanununun Mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasının 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde sayılan özel usulsüzlük cezaları; beyannamenin elektronik ortamda kanunî sürenin sonundan başlayarak birinci 30 günlük süre içerisinde verilmesi halinde 1/10 oranında, bunu takip eden ikinci 30 günlük süre içerisinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanacaktır.