5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanun’un 5-1/g bendi gereğince aşağıdaki şartların sağlanması halinde yurtdışı şube kazançları Kurumlar Vergisinden istisna edilmiştir.
1-Kazancın; doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az %15 oranında gelir ve kurumlar ver-gisi benzeri toplam vergi yükü taşıması
2-Kazancın; elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin veril-mesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması.
Söz konusu şartların sağlanmaması halinde, yurtdışında ödenen vergiler KVK’nın 33 ncü maddesine istinaden Türkiye’de bu kazançlar nedeniyle hesaplanacak vergiden mahsup edilecektir.Mahsubu söz konusu olan vergi; hiçbir şekilde yurtdışında elde edilen kazançlara %20 kurumlar vergisi oranının uygulanmasıyla bulunacak tutardan fazla olamayacaktır.
Yurtdışında vergi ödendiği, yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgelerle tevsik olunmalıdır. Aksi takdirde yabancı ülkelerde ödenen vergiler Türkiye’de tarh olunan vergiden indirilemeyecektir.Yurtdışı faaliyetlerden zarar doğması halinde KVK’nın 9'ncu maddesinde yer alan koşullarla söz konusu zararın kurum kazancından indirilmesi mümkündür. Ancak, kazançları Türkiye’de kurumlar vergisinden istisna edilen faaliyetlere ilişkin yurtdışı zararların mahsup imkanı yoktur.
Yurtdışı zararın mahsup edilebilmesi için yetkili mali makamlarca onaylanmış bilançolar ve vergi beyanlarının o ülkede denetim yetkisine haiz bir kuruluşa incelettirilip rapora bağlanması ve bağlı olunan vergi dairesine ibrazı gerekmektedir.Söz konusu zarar, bulunulan ülkede mahsup edilmiş veya gider yazılmış ise Türkiye’de beyannameye dahil edilecek yurtdışı kazanç, mahsup veya gider yazılmadan önceki tutar olacaktır.
Yurtdışında kurulan şubelere resmen tahsis edilmiş olan sermaye iştirak niteliğindedir ve 242 no’lu İştirakler Hesabında izlenmelidir. Bu hesap dönem sonlarında kur değerlemesine tabi tutulmaz. Şayet şube kapatılır ve sermaye geri gelirse kur farkı o zaman ortaya çıkar ve sermayenin geri geldiği dönemde gelir tablosuna dahil edilir.Sermaye dışında merkezin şubeye veya şubenin merkeze kullandırdığı paralar ile şube ile merkez arasında mal veya hizmet alım-satımından kaynaklanan cari hesap hareketleri 393 nolu Merkez ve Şubeler Cari Hesabında izlenir. Bu hesap dönem sonlarında kur değerlemesine tabi tutulur ve ortaya çıkan kur farkları gelir veya gider kaydedilir.
Şubede yıl boyunca oluşan kazanç veya zarar yıl kapanıp hesaplar çıkarıldıktan sonra merkeze dekont edilir. Şubenin bildirdiği kazanç 643 nolu İştiraklerden Temettü Gelirleri Hesabına kaydedilir ve istisna şartlarının sağlanması halinde beyannamede indirim konusu yapılır. İstisna şartları sağlanmamışsa gelir hesaplarına dahil edilen yurtdışı kazanç nedeniyle yurtdışında ödenen vergiler mahsup koşullarının sağlanması şartıyla Türkiye’de beyan edilen vergilerden mahsup edilir.
Yurtdışı şubede zarar elde edilmişse, söz konusu zarar 659 nolu Diğer Olağan Gider ve Zararlar hesabına kaydedilir ve yurtdışı zarar mahsup koşullarının sağlanması halinde yurtiçinde beyan edilen gelirden indirilir.Yurtiçi ve yurtdışı bilanço ve gelir tablosunun konsolide edilmesi zorunlu bir işlem değildir. Ancak şirketin malvarlığının, borç-alacak durumunun gelir-gider durumunun topluca görülmek istenmesi halinde konsolidasyon mümkündür. Konsolide tablolarda şubeye tahsis edilen sermaye ve şube ile merkez arasındaki cari hesaplar ortadan kalkar.
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 13 ncü maddesine göre, Türkiye'de yerleşik kişilerin yurtdışında yatırım yapmak veya ticari faaliyette bulunmak amacıyla şirket kurmaları, ortaklığa katılmaları ve şube açmaları için, nakdi sermayeyi bankalar aracılığıyla, ayni sermayeyi ise gümrük mevzuatı hükümleri çerçevesinde ihraç etmeleri serbesttir. Bankalar ve gümrük idareleri bu tür işlemleri, her bir işlem tarihinden itibaren 30 gün içinde Hazine Müsteşarlığına bildirirler.
28.02.2008 tarih ve 26801 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin 2008-32/34 sıra nolu Tebliğ’in 10 ncu maddesine göre, Türkiye’de yerleşik kişiler, yurtdışında şirket kurmak, mevcut şirketlere ortak olmak veya şube açmak için yaptıkları ilk nakdi ve/veya ayni sermaye ihracını müteakip üç ay içerisinde Müsteşarlığın internet adresinde yer alan yurtdışına sermaye ihracına ilişkin bilgi formunu açıklamalar doğrultusunda doldurarak Müsteşarlığa gönderirler ve ayrıca her takvim yılını müteakip üç ay içerisinde de yine Müsteşarlığın internet adresinde yer alan bilgi formunu ve yapılan transferleri güncelleyerek Müsteşarlığa gönderirler.
Söz konusu bilgi verme yükümlülüklerine ve kararlara aykırı hareket edenlere 1567 Sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun 3/a maddesine göre 2 milyardan 25 milyar liraya kadar ağır para cezası uygulanır.
İyi çalışmalar, Saygılarımızla... |